Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MHP lideri 'Siyaset Meydanı'nda yeni açıklamalarda bulundu haberi
MHP lideri 'Siyaset Meydanı'nda yeni açıklamalarda bulundu
03 Eylül 2010 Cuma Saat 13:48
MHP lideri Devlet Bahçeli, Erdoğan ve Kılıçdaroğlu'nun ardından Siyaset Meydanı'nında konuştu, hükümetin referandum sürecinde uyguladığı politikanın, korku ve sindirmeye yönelik olduğunu iddia etti

MHP lideri Devlet Bahçeli, Erdoğan ve Kılıçdaroğlu'nun ardından Siyaset Meydanı'nında konuştu, hükümetin referandum sürecinde uyguladığı politikanın, korku ve sindirmeye yönelik olduğunu iddia etti. Öcalan konusunda kendi iktidarları döneminde, MHP'nin asılması konusundaki ısrarı nedeniyle koalisyonın gidip geldiğini söyleyen Bahçeli, ülkenin içerisinde bulunduğu şartlar nedeniyle bu konuda uzlaşma sağlandığını ifade etti. 

İşte Bahçeli'nin programdaki sözleri:

BAHÇELİ'NİN GÖZLERİ DİYARBAKIR'DA

Kılıçdaroğlu da Tunceli'de bulunduğu sırada genel af kavramını dile getirdi. Ben de Balıkesir'de halk oylaması sürecinde böyle bir kavramın kullanılmasının gaflet olduğunu söyledim.

Başbakan'ın genel af konusunda CHP'ye yönelik söylediği sert söylemlerini Diyarbakır'da da beklediğimi söyledim. Başbakan Diyarbakır'da dik duracak mı? Bu sözlerin ardından Diyarbakır mitingi geliyor. PKK talepleri konusunda, ortaya koyduğu düşünceleri Konya mitinginde söylediği sert ve kararlılıkla Diyarbakır'da da ifade edebilecek mi? Bu açıdan Diyarbakır'da nasıl davranacağını merak ediyorum.

Ben yarın bu sertlikte olup olmadığı konusunda emin değilim. Diyarbakır konuşması bir anlam ifade etse dahi, 3 Eylül'de yaptığı konuşmaya ne kadar sadık kalacak bilemiyorum.

Diyarbakır halkı, PKK'nın siyasallaşma sürecinde ortaya konan taleplerin karşılanması konusunda AKP ile bir anlaşma zemini sürdüğü için, Sayın Başbakan'dan bu konuda net bir cevap istiyorlar.

"BDP VE AKP ROL PAYLAŞIYOR"

Boykotton 'evet'e çevirme gibi gösterilmeye çalışılsa da, PKK ile BDP-AKP arasında bir rol paylaşımı var.

BDP neden boykot kararı alıyor? Bu karar 'evet'e dönüşecek mi, dönüşmeyecek mi?

Bölgede oy vermeye gitmeyen her vatandaşın oyu BDP'nin hanesini yazılacak mı? Evet oylarının durumu nasıl olacak? Gösteriyor ki burada bir karmaşa var ve roller çok iyi oynanıyor.

Burada roller çok iyi oyanıyor. Ülkemizde PKK özellikle 1984'te Şemdinli saldırısı ile silahlı propaganda aşamasına geçti. PKK'nın böyle bir mücadeleye girmesindeki amaç nedir? Bu amaçtan bir sapma var mı?

PKK'nın temel amacı, 4 ülkede parça halinde bulunan Kürt kökenli insanların bağımsız olarak yaşamasıdır.

"TÜRKİYE'NİN DÜŞTÜĞÜ EN BÜYÜK TUZAK..."

PKK güneydoğu'da kendisine egemen bir alan yaratarak, faaliyetlerini sürdürüyor.

Şehitlerimizin sayısı gittikçe arttıkça, siyasi görüşler, PKK ile mücadelede askeri yönden sonuç alınamıyor. Öyleyse siyasi bir çözüm bulalım dediler ve bu da Türkiye'nin düştüğü en büyük tuzak oldu. PKK da faaliyetlerimi yürütür, istikrarsızlıklarla can kaybına sebep olursam, önemli bir mesafe kat edebilir miyim düşüncesine neden oldu.

Burada bazı dönüm noktaları var. Obama'nın TBMM'de yaptığı konuşma, David Philps adlı araştırmacının yaptığı çalışmalar, Demokratik Toplum Kongresi adı altındaki yapılanma gibi yapılar bazı talepleri dile getirmeye başladılar.

Bu açıklamalardan bir hafta sonra İçişleri Bakanı'nın başkanlığında Polis Akademisinde bir açılım çalıştayı yapıldı. Yapılan çalıştaydan itibaren önce PKK açılımı denildi, Kürt açılımı denildi, tepki olunca da demokratik açılım dediler.

Yapılan görüşmeler, diğer devlet organlarının kurduğu temaslar ile gelişme süreci ne oldu? Meclis'te temsil edilen siyasi aktörler beklenti içine girmeye başladılar. Demokratikleşme sürecini de maske yaparak, talepler karşılanırken, hedeflerine ulaşmaya başladılar.

"ERDOĞAN AÇIKLAMAZSA BEN AÇIKLAYACAĞIM"

Biz Sayın Başbakan'ın bugüne kadar yapmış olduğu çalışmalar hakkında doğru bilgiler vermesini istiyoruz. Bu konuda kimi görevlendirmişse onların da doğru bilgi vermesini istiyoruz. Bizim yıkım projesi dediğimiz 1 Ağustos'tan itibaren nasıl bir çalışma yürütülmüştür bu konuda Meclis'e bilgi verilmemiştir. Demokratik açılım diye ifade ettikleri çalışmalarda neler yapıldı? Bu konuda Meclis'e bir açıklama getirilmedi.

Sayın Başbakan'ın bir açıklaması da yok. Ancak bazı gelişmeler oluyor. Kandil'de Murat Karayılan bir açıklama yapıyor. AKP Adalet Bakanı'nın devreye girdiğini, İmralı görüşmesinin bu sayede sağlandığı belirtildi. Kandil'den açıklama yapılıyor ardından da Öcalan'ın avukatlarının sıkıntıları üzerine Adalet Bakanlığı bir açıklama yapıyor ve takalar temin edilerek görüşme yapılıyor.

Sayın Cumhurbaşkanı'nın devlet herkesle görüşür diyor. Biz bu görüşmeleri soruyoruz. Örtülü bir görüşme olduğu gözüküyor. Eylemsizlik kararı ile referandum süreci ile bir bağlantı olduğunu düşünüyorum.

İmralı ile kim görüşüyor, neden görüşüyor?  MİT örneğin böyle bir görüşme yapıyor. Mesela görüşen kişi MİT başkanı ise bu kişi kime bağlıdır? MİT Başbakanlığa bağlı bir kurumdur. Başbakan'ın bilgisi ve talimatı olmadan böyle bir görüşme yapabilir mi? Başbakan'ın talimatı alınmadan bu görüşmeler yapılıyorsa, o zaman da başka bir sorun var Türkiye'de.

Benim yaşananları belli bir açıklama günüm yok. Biz bu açıklamayı devleti yönetenlerden bekliyoruz. Bazı bilgilerimizi dillendireceğiz, sorularla yanıt almaya çalışacağız.

Diyoruz ki biz açıklayınız yoksa biz bunu açıklama gayretine gideriz diyoruz. Bu tarih bende saklı. PKK'nın Avrupa'daki internet sayfalarına baktığınız da, konuşmalara baktığınız da, yahut arkasına baktığınız da konuyu sezmemeniz konuya çok uzak bir kişi olmanız gerekiyor.

Türkiye'de var olan siyasi partilerimizin, grubu olan partilerimizin eğer seçim beyannamelerine ve parti programlarına bakarsanız bir Anayasa değişikliği üzerinde görüşlerinin olduğunu tespit edebilirsiniz.

Anayasa değişikliği arzusunun bulunduğu bir ortamda, 8 yılını tamlayan bir parti bir değişiklik arzuluyorsa, bunu iyi değerlendirmesi lazım.

Yapılan bu değişikliklerden kendi milletvekillerinin haberi bile olduğunu sanmıyorum. Peki bunu neden yapıyor? Bir Başbakan anayasa değişikliğini gerekli görüyor ise, neden bir uzlaşmadan kaçarak, bir emri vaki ile Meclis'e bir taslak sunuyor? Taslak görüşmeleri sırasında da hiçbir partinin görüşleri dikkate alınmıyor.

Sosyo-ekonomik sorunların derinleştiği bir ortamda, anayasa değişikliğini tartışmak zorunda kalıyoruz.

"SAYIN BAŞBAKAN KİME MAHKUMSUN?"

Bizim aklımıza gelen herhalde Sayın Başbakan'ın gizli bir gündemi var.

TBMM Başkanlığı'na bir anayasa değişikliği komisyonu kurulmasını, her partinin önerileri ile belli bir uzlaşma zeminine ulaşılmayı arzulardık.

Başbakan uzlaşmadan neden kaçıyor, taşınan gizli gündem kime, neyi mahkum bırakıyor? Biz MHP olarak bunları merak ediyoruz.

Başbakan bir TV programında anayasa değişikliğinin açılımın önemli bir adımı olduğunu söyledi. öne sürülen 29 madde içinde de böyle bir madde yok. Israrla iki kurum üzerinde duruyor. Yargı ile ilgili sayısal yönden Anayasa Mahkemesi'nin oluşumu üzerinde ısrar ediyorsa, bunun altında bir şey aranmalıdır. Bağımsız yargının oluşması için geniş bir çalışma yapılması gerekirken, belli bir noktada ısrar edilmesi dikkat çekiyor.

2011'de daha geniş kapsamlı bir değişiklik oluyor diyor. O zaman bu değişiklik, demokratik açılım projesinin belli bir yasal zemini için ilk aşamasıdır.

"BU REFERANDUM SADECE BİR ADIM"

8 yıldan bu yana her yönüyle tartışılan bir Türkiye var. Ancak YÖK, RTÜK, dokunulmazlıklar üzerinde bir teklif yokken, HSYK üzerinde duruluyor. AKP yargıyı kuşatma ve yandaşlaştırma mı amaçlanıyor?

Bu aşamada Türkiye çok uyanık olmalıdır. Bölücübaşı 4. AB Türkiye ve Kürtler Konferansı'na gönderdiği mesajda Anayasa değişikliğinde üzerinde durulan maddeleri dile getirir.

Dil kültür hakları resmiyete kavuşturulsun gibi yasal olarak mümkün olmayan talepler var.

Bazı maddelere itiraz edilememesi için bu referandum adım olarak kullanılıyor.

Korkularınız neler ki, 29 maddelik bir değişiklik ortaya koydunuz. Öyle maddeler var ki, yurtdışı çıkışları gibi, bunlar yasa ile de çözülebilir.

Sendikalara oylarınızı netleştirin, yoksa bertaraf olursunuz, huzuruma gelemezsiniz diyor. Başbakan padişah mı ki, görüşmek için belli kademelerden geçilsin.

BOZKURT İŞARETİ ROCKÇI İŞARETİ

Bahçeli, şehit cenazeleri konusunda partisine yönelik eleştirileri değerlendirdi ve eğer bir cenaze varsa buna katılmak kadar doğal birşey olamaz yorumunda bulundu. Ayrıca her bozkurt işaretini yapanında ülkücü sayılamayacağını bir provakatör ihtimalininde gözönünde bulundurulması gerektiğini belirten Bahçeli, bozkurt işaretiyle rock'çı işaretinin benzer olduğunu söylerken bunların tamamını ülkücü mü kabul edeceğiz ifadesini kullandı.

ERDOĞAN DEVLETİN İMKANLARINI KULLANIYOR

MHP olarak halk oylaması sürecinin bütün illerimizde yakın takip ettiriyoruz. Açıkça devletin tüm imkanları siyasi parti iktidarın lehine kullanıldığını görüyoruz. Özellikle TOKİ'nin her ne hikmetse birçok töreni ve açılışları oluyor. Bazı yatırımcı kurumlarla ilgili toplantıları oluyor. Sayın Başbakan nerede konuşma yapıyorsa devletin orada bir faaliyeti var. Başbakanlığın imkanı kullanıyor. Devletin helikopteri, uçağı, makam arabaları kullanılıyor. Bunları bir tantana bir çoşku içerisinde bunu yapıyorsunuz.

"HALKIMIZ ÜZERİNDE YOĞUN BASKI VAR"

Ancak diğer siyasi partiler faaliyetlerini ortaya koydukları zaman zaman devletin mülki amirleriyle baskı altında kaldığını görüyorsunuz. Muhtarlara, esnaflara baskı yapılıyor. Evet ile ilgili her taraf süslenirken sağdaki soldaki hayırlara çocukların giydiği tişörtleri toplatıyorsunuz, korku salıyorsunuz.

Kişiler açıkça tercihlerini açıklamaya korkuyor.

Sanatçılara olan sevgi evete dönüştürülerek, sömürülüyor. Böyle bir özgürlük olabilir mi? Birçok AKP'li nereye gidiyoruz diye hayır da diyebilir.

ÇOK ÖNEMLİ BELGE

KCK yapılanması ile ilgili operasyonda kapatılan DTP genel sekreteri Kamuran Yüksek'in bilgisayarında 15 aralık 2008'de gerçekleşen Talabani ile Ahmet Türk görüşmesinin tutanaklarına rastlanır.

Ahmet Türk şöyle diyor: "Devlet PKK'yı tasfiye edecek. PKK'yı beğenmeyebilirsin ama olumsuz bir durum olabilir" Buna karşın Talabani şöyle der: ""Bayramda ateşkesin uzatılması konusunda taleplerim oldu. Silah bırakmadan yana değilim. Ateşkes Türkiye'de çalışmaların faaliyetlerini yükseltmek için olmalı"

Buna karşın Türk, "Başbakan Mit müsteşarını tüm ifadeleri benim ifademdir dedi" şeklinde konuşmuştur. Bunlar oldukça önemli belgelerdir.

Başbakan, Türkiye'de herhangi bir konu gündeme gelmişse ve bu iktidar için kötü bir imaj yaratıyorsa, hemen saldırmaya başlıyor.

BAŞBAKAN'IN APO YALANI

Başbakan birçok şeyi saptırıyor. İmralı canisi konusunda da böyle oldu, kendi yalanına kendisi inandı. Öcalan MHP'ye teslim edildi diyor. Öcalan'ın yakalandığı dönemde MHP mecliste bile değildi. Bu süreçte, idam uygulansın mı uygulanmasın mı tartışması başladı.

O zaman Erdoğan'ın şahsen kendisi ve partisi idama karşı olduklarını açıkladılar. O dönemde 57 idam cezası vardı, biri uygular, diğerlerini uygulamazsa ne olurdu? Teröristbaşı o gün idam edilseydi, bölücü terörle mücadelede önemli bir duruş ve kararlılık ortaya koymuş olurduk.

Biz o zamanda İmralı'nın idamından yana tavır koyduk bugünde aynı görüşteyiz.

Geçen süre içinde terör bitmedi, İmralı'nın terörü yönetme durumu bitmedi.

Bağımsız Kürdistan kurma hedeflerine aşama aşama yaklaşıyorlar. Terörün tamamen kazınması gerekir.

"HAYIR OYLARI PATLAMA YAPABİLİR"

Bu kadar aşırı baskı, her gün sabahtan akşama bir genel başkanı görmek böyle bir baskı oluşturur. Birçok AKP'li buna son vermek için hayır oyu kullanabilir. Birçok kişi bunu saklıyor ya da sandığa gitmeyebilir.

"ERDOĞAN MHP'LİLERİ KIŞKIRTIYOR"

Seçimden seçime bir idam konusunu gündeme getirir ve MHP'lileri kışkırtır tahrik eder. Bunları yaparken bazı yanlışlıklar yapıyor. Ben bunlara üzülmüyorum ama bu tarihi gerçekleri saptırırken ortaya çıkan yanlışlıkları bilirken kendi yandaş bir köşe yazarının uyarısına rağmen... Sayın Başbakan diyor ki bunlara teslim edildi İmralı'daki caniyi kastederek.. O dönemde iktidarda olan Ecevit'in azınlık hükümetidir. MHP ise o dönemde Meclis'te dahi değildir. Sayın Başbakan kendi yalanına inanmış durumdadır.

BÜYÜK DİYARBAKIR YÜRÜYÜŞÜ YAPABİLİRİM

Bahçeli, Diyarbakır'a neden gitmiyorsunuz yönündeki bir soru üzerine "bölgede arkadaşlarımız gerekli çalışmaları yapıyor ancak ben gitmiyorum. Bazen çok büyük olaylar için küçük bir kıvılcım beklenir. Bunlara dikkat etmek zorundayız ancak bir gün büyük Diyarbakır yürüyüşü yaparsam sürpriz olmaz" diye konuştu.

BAŞBUĞ'A YAPILAN AYIPTIR

Emekli Org. İlker Başbuğ'a verilmeyen madalya konusunda da konuşan Bahçeli, yapılanın ayıp olduğunu söyledi. İşte Bahçeli'nin sözleri: "Üstün hizmet madalyası vermişseniz bu bir gelenek haline gelmiştir. Bunda bir kişiyi aralarsanız bu ayıp bir şeydir. Özür dilenmesi ve bakanlar kurulundan bu konuda bir karar alınması gerekmektedir. Bu da başbakana düşer"

"FETHULLAH GÜLEN'İN GAZETELERİ..."

Son günlerde Fethullah Gülen'in gazeteleri ve bir de Bugün gazetesi ve Vakit gazetesi arkadaşlarımızı getiriyor ve "evet" oyu kullanacağını söyletiyor. Referandum 12 Eylül'den intikamını almak için Erdoğan'ın gizli gündeme dayalı anayasa değişikliğine inananarak hesap soruyoruz diyerek katkı sağlıyorsa bunu anlamak çok zor. Böyle bir konuda bir ülkücünün de tavır koyması bizi çok üzer.

"YEL KAYADAN BİR ŞEY ALAMAZ"

Bazı gazetelerde ülkücülerin evet oyu vereceğine dair haberler çıkıyor. Özellikler Gülen'in yayın organları, Vakit ve Bugün gazetelerinde. 12 Eylül referandumu "12 Eylül' ile bir hesaplaşma yapacak da, ülkücüler ve devrimciler bugünkü iktidarın evet kampanyasına katılıyorsa, bu bizi çok üzer. Ben bu anlamda partimizden bir direnç olacağını sanmıyorum. Anadolu'da bir laf vardır: "Yel kayadan bir şey alamaz"

Yapılacak referandumda 12 Eylül'le bir hesaplaşma söz konusu değildir. Burada bir aldatmaca vardır. Propaganda gücüyle 12 Eylül'cülerden hesap sorulacak tartışması başladı. 13 Eylül'de hesap sorun da görelim.

Bir de mağdurlar sömürülüyor. Meclis'te okunan mektupla da bu sömürü ortaya çıktı. O ülküdaşımız idam edildiğinde Erdoğan neredeydi? Hem kafatasçı, faşist diyeceksin, oylama yaklaştıkça ülkücüler kardeşin olacak. Bunların hesabı mutlaka AKP'den sorulacak.

Bu yazı toplam 391 defa okundu.
yolcu
videosunu mutlaka seyredin
Sayın Bahçeli'nin katılmış olduğu proğramın videosunu mutlaka seyredin.Bu anayasa paketinin niçin 'hap' olarak sunulduğu ve sindire sindire yutturulmak istendiğini bir kez daha öğrenmiş olduk.
03 Eylül 2010 Cuma Saat 21:50
GALERİLER
ARŞİVDE ARA
PİYASALAR
USD 1,7560
EURO 2,3330
ALTIN 98,3360
İMKB 60162,52
HAVA DURUMU
GAZETELER
SON YORUMLANAN HABERLER
E-BÜLTEN
Ad & Soyad
E-Mail
Ekle   Çıkar  
Cihan Haber Ajansı
» Künye     » Reklam     » Sitene Ekle     » RSS
Copyright © 2008 2023Haber. Tüm Hakları Saklıdır. Sitemizdeki materyallerin izinsiz kullanılması yasaktır.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR