2010’DA TÜRK KADINI
Türkiye’de kadının durumunu yansıtan resmi rakamları Türkiye İstatistik Kurumu’nun web sitesinden derlediğim istatistiklerle “yorumsuz” aktarıyorum.
Ülkemizde yaklaşık 36 milyon kadın yaşamaktadır.
Bunların yaklaşık 27 milyonu 15 yaşından, 24 milyonu 18 yaşından büyüktür.
15 yaşından büyük kadınların 3 milyon 710 bini okuma yazma bilmemekte, 1 milyon 910 bini hiç okula gitmediği halde yalnızca okuma yazma bilmektedir. Bu rakamlar erkekler için sırasıyla 904 bin ve 1 milyon 270 bindir. Yani, okuma yazma bilmeyen kadın sayısı, okuma yazma bilmeyen erkek sayısının tam 4 katıdır!
15 yaşından büyük kadınlarımızın 17 milyonu evlidir. 859 bini boşanmış, 2 milyon 460 bininin ise eşi ölmüştür.
15 yaşından büyük kadınların 6 milyon 320 bini, erkeklerin 17 milyon 470 bini işgücüne katılmaktadır.
Çalışan kadın sayısı 5 milyon 810 bindir. Bunların 713 bini kamuda, 2 milyon 803 bini tarlada, 1 milyon 973 bini özel düzenli işyerinde, 72 bini sabit olmayan işyerlerinde, 249 bini ise evde çalışmaktadır (dikiş, örgü, dantel vb. işler yapmaktadır.).
Çalışan erkeklerin sayısı 16 milyon 520 bindir. Bunların 2 milyon 306 bini kamuda, 3 milyon 184 bini tarlada, 9 milyon 452 bini özel düzenli işyerinde, 1 milyon 555 bini sabit olmayan işyerlerinde, 22 bini ise evde çalışmaktadır.
2009 yılında işsiz kadın sayısı 979 bin, işsiz erkek sayısı 2 milyon 491 bindir.
Toplam kadın akademik personel sayısı 40 bin 861, toplam erkek akademik personel sayısı 59 bin 643’tür.
Toplam kadın öğretmen sayısı 338 bin 55, toplam erkek öğretmen sayısı 341 bin 318’dir. Yaygın eğitim kurumlarında 8 bin 693 kadın, 1082 erkek öğretmen çalışmaktadır.
Kadın polis sayısı 10 bin 889, erkek polis sayısı 182 bin 253’tür.
Gazete ve dergilerde çalışan toplam kadın sayısı 15 bin361, toplam erkek sayısı 37 bin 89’dur.
Meclisteki sandalye dağılımına göre 48 kadın milletvekiline karşılık, 494 erkek milletvekili bulunmaktadır.
2 kadın bakana karşılık, 22 erkek bakan bulunmaktadır.
2009 yılında, 27 kadın belediye başkanına karşılık, 2 bin 921 erkek belediye başkanı; 1340 kadın belediye meclis üyesine karşılık, 30 bin 450 erkek belediye meclis üyesi; 110 kadın il genel meclis üyesine karşılık, 3269 erkek il genel meclis üyesi bulunmaktadır.
Türk kadınının “Kadınlar Günü” kutlu olsun.
Bu yazı toplam 385 defa okundu.
Kadının siyasetteki yeri gerçekten de içler acısıymış. 48 kadın milletvekilinin 13'ünün Kürt partisi BDP'den olduğunu düşününce, Türk kadının ülke meselelerinde neredeyse hiç söz hakkı olmadığını görüyorum.
Mevcut kadın milletvekilleri de eminim son 10 yılın modası olan kadın komisyonlarında çalışıyordur.
Yoksulluk? Erkek işi!
Genç işsizliği? Yaşlı erkek işi!
Bilim ve Teknoloji? Tabii ki erkek işi!!!
Askeri politikalar?? Abartmayalım! Tabii ki erkek işi ( hamile bir kadının İspanya savunma bakanlığı yaptığını hatırlayalım.)
Sosyal dışlanma? Erkek işi!
Sanayi politikaları? Tabii ki erkek işi!!
Belediyecilik?? Off ya Esen! Kes sesini!!! Elinin hamuruyla erkek işine karışma!!!
85 yıllık erkek erkeğe siyasetten çıka çıka bu tablo çıkar.... 3,5 milyon işsiz çıkar. Evinde açlıktan ve soğuktan ölen gazi çıkar....
Kadınları "kadın kolu"na, gençleri "gençlik kolu"na atıp, kendi aralarında politika üreten bugüne kadarki iktidiarlar sonuçlara baksınlar lütfen.
"Erkek siyasetçiler" kadınla ve gençle aynı masaya oturmaya tenezzül etmezken, PKK ile aynı masaya oturma noktasına geldiler.
En iyisi siz biraz da kadınların ve gençlerin görüşlerine başvurun.
Aynı masaya oturmak denince aklıma Kürt ve Arap sofraları geldi. Güneydoğu'daki Kürt ve Araplar, karısıyla ve kızlarıyla aynı sofrayı paylaşmazmış....
Atalım artık şu Semra Özal'ın "Papatya" kültürünü siyasetten. Yoksa yukarıdaki tablo her geçen gün kötüleşir. Son 25 yılın eseridir bu tablo....