Ahmet Hakan referandum tepkisi köşe yazısı: Bizi enayi mi sanıyorsunuz
Hürriyet yazarı referanduma evet diyenlere çok sert çıktı...
Hükümetin 'referanduma evet demelisiniz çünkü' yaklaşımına sert bir dille karşı çıkan Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan, 'Siz kimi kandırıyorsunuz... Referanduma evet dersek yaşı küçültülerek idam edilen çocuğun hesabını mı soracaksınız? Yoksa Evren'i Silivri zindanına mı tıkacaksınız? Enayi miyiz biz?' dedi
İşte Hakan'ın 'Siz kimi kandırıyorsunuz' başlıklı o yazısı:
REFERANDUMDA “Evet” diyecekmişiz...
Ve böylece 12 Eylül darbecilerinden biraz gecikmiş de olsa şöyle okkalı bir intikam alacakmışız.
Çünkü...
Anayasa değişikliğine “Evet” dersek...
12 Eylül’ü yapanlara yargı yolu açılacakmış.
Bunu söyleyenlere sadece şunu demek isterim:
Siz kimi kandırıyorsunuz?
* * *
Ne yani?
“Evet” dersek...
Marmaris’te mukim Kenan Evren’i Silivri zindanına mı tıkacaksınız?
Yaşı küçülterek idam edilen çocuğun hesabını mı soracaksınız?
Mamak zindanlarında işkence yapanların yakasına mı yapışacaksınız?
Diyarbakır Cezaevi’ni zulmün odağı haline getirenlere “şimdi hesap/adklik> vakti” mi diyeceksiniz?
Onca sürgünün, onca idamın, onca zulmün sorumlularının peşine mi düşeceksiniz?
Hayır... Hayır...
Bunların hiçbirini yapmayacaksınız.
Çünkü...
“Müruru zaman” devreye girecek...
Yani zamanaşımı...
12 Eylül’ü yapanları köşklerinde ağırlayanların, işin bu “zamanaşımı”na zerre kadar dikkat kesilmediklerini sanacak kadar enayi miyiz biz?
* * *
İşin uzmanına/adklik> sorulacak:
“Ey uzman! 12 Eylül’le ilgili dokunulmazlığı kaldırırsak Kenan Evren’e dokunulmasına imkan tanımış olur muyuz?”
Uzman yanıtlayacak:
“Hayır, efendim. Dokunulmaz... Müruru zaman söz konusu.”
Ve bu cevap alındıktan sonra da karar verilecek:
“O zaman çıkaralım Anayasa’dan o maddeyi... Hadi/adklik> hayırlı olsun.”
Bu mudur yani cesur adım?
Bununla mı avlayacaksınız bizi?
* * *
Eğer, “Biz ne yapalım dostum... Zaman aşmış... Bunda bizim ne kabahatimiz var” diyorsanız...
O zaman size “zamanı aşmamış” bir hedeften bahsedeyim:
Eğer darbecilerle hesaplaşmakta samimi iseniz... Hükümetinize “e-muhtıra” veren ve ardından Dolmabahçe’de iki buçuk saat baş başa görüşerek sakinleştirdiğiniz emekli paşa işte orada duruyor...
Üstelik “Muhtıra metnini ben yazdım, var mı diyeceğiniz” diyerek meydan okumalı bir itirafta da bulunmuş durumda...
Buyurun, hadi/adklik> yapışın yakasına!
ensonhaber
Bu yazı toplam 258 defa okundu.